Blog

Midesine düşkün şehirler!

03/03/2016

ROMA
Söylenecek bir şey yok: Şayet Roma’daysanız, zaten yemek yemeden duramayacaksınız! İtalyan başkentinde yemek yemek, Sistine Şapel’i ilk defa görmek kadar heyecan verici bir deneyim; üstüne üstlük burada iyi yeme-içme çocuk oyuncağı! İster bir kent sakininin peşine düşüp en yakın kafeye uğrayın, ister günün erken saatlerinde bile cıvıl cıvıl kalabalığıyla en taze ürünlerin satıldığı Campo de’ Fiori’ye gidin ya da dilerseniz Bernini çeşmesinin yanı başına yerleşip ayaküstü bir dilim pizza atıştırın: burada damakları şenlendirecek alternatif çok… Roma mutfağı, Kuzey İtalya’nın meşhur pesto sosu ve trüf mantarını, Toskana’nın dünyaca ünlü zeytinyağı ve bakliyatını, Sicilya’nın tatlılarını ve Güney İtalya’nın deniz ürünleriyle baharatlarını aynı anda sunuyor. Yerel menünün en tipik lezzetleri bucatini all’amatriciana (domates, acı biber ve bir tür İtalyan jambonu olan pancetta soslu makarna), gnocchi al sugo (domates soslu bir tür patates mantısı), polpette (köfte) ve vitello con patate (patates kızartması ile dana eti) hemen her restoranda bulunuyor. İtalyan mutfağının dünyaya armağanı pizza söz konusu olunca istikamet Pizzeria Remo: incecik hamurlu margherita, capricciosa veya marinara’yı tatmadan dönmeyin. İtalyan usulü ev yemekleri sunan sevimli ‘trattoria’lardan avangard lezzetler sunan şık tasarım restoranlara, Roma’da her zevke ve bütçeye uygun bir “dolce vita” var.

* Öne çıkanlar
Casa Bleve: Roma’nın en lüks şarap barı. Restoranda öğlenleri Pugliese burrata (neredeyse sıvı mozzarella), Calabrian biberleri, ardından da Sicilya usulü tatlılar ve kurabiyeler bulabilirsiniz. www.casableve.it 
Il Convivio: Roma’nın en pahalı restoranlarından biri. Otlarla ve Roma peynirleriyle yapılan risotto, adaçayı ile tatlandırılmış fırında güvercin, nefis şaraplar… Yemekleri unutamayacaksınız. www.ilconviviotroiani.com 
La Campana (Roma’nın en eskilerinden): Klasik Roma mutfağının en güzel lezzetlerini sunan restoran spagetti çeşitleri ve enginarla yapılan mevsimsel lezzeti Vignarola’sı ile burası gerçek bir klasik. www.ristorantelacampana.com

LYON
Yemek yapmayı hobiden çıkarıp bir yaşam biçimine dönüştürenler için ayrı bir yere sahip olan Fransız mutfağı, ülkenin ikinci büyük kenti Lyon’da lezzetin doruğuna ulaşıyor. Bresse ve Charolais bölgelerindeki çiftlikler, Dombes'deki av hayvanları, Savoy göllerinden gelen çeşitli balıklar, Rhone Vadisi'nde ve Forez'de yetiştirilen meyve ve sebzeler ünlü Lyon mutfağının oluşmasında önemli bir etkiye sahip. Dolgun sosisleri, kümes hayvanları ve işkembesiyle en müşkülpesent gurmelerin bile ağzını sulandıran Lyon’un müzeler, tiyatrolar ve tarihi mekânlarla dolu yoğun kültürel yaşantısında yemek kültürü tartışılmaz bir yer tutuyor. Lyonlular yemeğin ve şarabın iyisinden asla taviz vermiyor. Doğal olarak kentin dört bir yanı sayısız bistro ve bini aşkın restoranla çevrili. Sadece Fransa'dan değil dünyanın farklı bölgelerinden birçok kişinin yemek yemek için özellikle tercih ettiği Lyon'da işkembe, domuz sosisi, kaz ciğeri, yahni gibi et ağırlıklı yemeklerden farklı salata ve kızartmalara; kruvasandan machon gibi bruch seçeneklerine kadar değişik yemekler tatmanız mümkün. Lyon yemekleri, yine bölgeye özgü ünlü şaraplarla servis ediliyor. 


* Öne çıkanlar 
Au Petit Bouchon Chez Georges: Geleneksel Fransız mutfak kültürüne sıkı sıkıya bağlı bu restoran kusursuz servisi ve lezzetli et yemekleriyle öne çıkıyor. www.aupetitbouchonchezgeorges.fr
Brasserie Georges: 1836’dan beri hizmet veren bu restoran Avrupa’nın en iyilerinden biri. Burada muhteşem deniz ürünlerini, meşhur lahana turşusu ve geleneksel Lyon mutfağının en iyilerini bulacaksınız. www.brasseriegeorges.com
Francotte: Küçük ve sade restoranın mönüsü geleneksel Lyon mutfağından deniz ürünlerine farklı seçeneklerle dolu. Restoranın işletmecisi ise sebzeli makarnayı ve carpaccio’yu öneriyor. www.francotte.fr

 

TOKYO
Chopstick’lerinizi hazırlayın: Dünyanın en lezzetli suşilerini yemeye gidiyoruz! Adeta tablo gibi dizilmiş sashimi, sushi ve tempura’lar, tadına doyulmaz yakitori’ler (barbekü soslu ızgara tavuk şiş), devasa kaplarda sunulan leziz yaki-udon’lar (vok’ta pişmiş noodle), Fransız esintileri taşıyan havyar ve kaz ciğerli menüler, beraberinde sunulan birinci sınıf sake (pirinç rakısı) ve ji-biru (Japon birası) ile damaklarda “zen” etkisi yaratıyor. Sushi Japon mutfağının en ünlü yiyeceği belki ama Japon mutfağı zirveye geleneksel yemeği kaiseki ile ulaşır. Kasiseki, sashimi, tempura, simmered, vinegared ve ızgara balığı, çorba, pilav ve turşudan oluşan 8 yemeğin adı. Bu mükemmel yemekle en iyi giden içecek ise geleneksel Japon içkisi Sake tabii ki. Tezgâhlarından günde ortalama üç bin ton balığın geçtiği, Tokyo restoranlarına envai çeşit deniz ürünü tedarik eden dünyanın en büyük balık pazarlarından Tsukiji Pazarı, yemek kültürü meraklılarının uğraması gereken bir durak. Tüm Uzakdoğu kentleri gibi Tokyo’da da gurmelerin cesaretini sınayacak tatlar var: lezzetli olduğu kadar öldürücü Japon spesiyali fugu (kirpi balığı) bunların başında geliyor. Doğru hazırlanmadığında tek bir lokması bile öldürücü olan bu özel lezzet için Japonlar’ın meşhur bir deyişi bile var: “Fugu yemek istiyorum ama ölmek istemiyorum.” Unutmadan belirtelim, fugu cepler için de öldürücü: bir porsiyonu 100 ila 200 dolar arasında değişiyor. 

* Öne çıkanlar
Fujimamas: Eğlenceli bir Asya-Latin füzyon restoranı. Restoran ilginç atmosferi ve lezzetli yemekleriyle çok popüler. www.fujimamas.com 
Seigetsu: Bir sake pub’ı. Yani Japonların bu kendilerine has içkisini denemek için ideal bir yer. Sadece sakesi değil, yemekleri de güzel. Kömürde pişmiş tavuk ve balık denenebilir. 
Blue Note: Tokyo’nun en iyi caz kulübü. Küçük bir mekân olsa da çok önemli isimlere ev sahipliği yapıyor. Sergio Mendes ve Angie Stone burada sahne almış olan isimlerden sadece birkaçı.  www.bluenote.co.jp