Blog

Kırkağaç Kavunu

09/03/2019

Kırkağaç kavununun tarihsel özelliği bulunmaktadır. İsmet İnönü’nün yeme şekli ve tadını örnek göstererek, “Siz Kırkağaç kavununu kaşıkla yemediyseniz bu kavunu yemiş sayılmazsınız!” dediği bir çeşittir. Tarihte kavun ile ilgili yaygın hikâyeler ile Kırkağaç kavunu efsane haline gelmiştir. Bilimsel olarak Kırkağaç kavunu dayanıklılığı ve depolama şartları ile ilgili olarak Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri bölümü ve Tübitak iş birliği halinde bir araştırma devam etmektedir.

Yaz aylarında tarladan toplanan, kokulu, aromatik ve kalın kabuklu Kırkağaç kavunları birbirlerine ya da bir zemine değmeyecek şekilde bağlanarak tavana asılırlar. Şubat ayına kadar çürüme olmadan depolanabilen Kırkağaç kavunu, haşatından sonra da belli bir süre olgunlaşmaya devam etmektedir.

2006 yılında coğrafi işaret için başvurusu yapılan Kırkağaç kavunu, Türk Patent Enstitüsü tarafından, coğrafi sınıfları Manisa’ya bağlı Kırkağaç merkez ovası başta olmak üzere, Bakır, İlyaslar, Karakurt, Gelenbe Kasabaları, Bostancı, Ali fakı, Alacalar, Gebeler, Yağmurlu, Musa hoca, Küçük yaya, Öveçli, Işıklar, Kuyucak, Söğüt alan ve Hamitli köyler olarak belirlenmiş olup, 2008 yılında “menşe adı” ile 107. coğrafi işaretli ürün olarak tescillenmiştir.

*Coğrafi işaret korumasına konu edilen ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamı, sınırları belirlenmiş coğrafi alanda gerçekleşmek zorunda ise bu durumda bulunan coğrafi işaretlere “menşe adı” denmektedi.