Blog Arşivi

Erüst Tarım’dan armağan: Mikro filizler ve yenilebilir çiçekler!

Bahar mevsimiyle birlikte mutfaklar yeşillendi; menüler mevsim sebzeleriyle renklendi. İşin içine sağlıklı reçeteler de girince mutfağımızda mikro filizlere daha fazla yer açmak kaçınılmaz oldu! Son yılların en önemli gelişmelerinden biri olan mikro filizler, aynı menüde hem sağlığı, hem doğalı hem de etkili sunumu garantilemenin en pratik yolu. Mikro filizlerin yanına bir de yenilebilir çiçekleri eklediğinizde tabağınıza kendi imzanızı atmış oluyorsunuz. Türkiye gastronomisini mikro filiz ve yenilebilir çiçeklerle tanıştıran Mustafa Erüst ile Gastronometro mutfağının da vazgeçilmezlerinden olan mikro filizlere dair keyifli bir söyleşi…   

Öncelikle hikâyenizi bir de sizden dinleyebilir miyiz? Mikro filiz maceranız ne zaman, nasıl başladı?

Erüst Tarım olarak gastronomi ve Horeca sektöründe dünya üzerindeki tüm yenilikleri yakından takip ediyoruz. 1998 yılı itibariyle yenilebilir çiçek ve mini sebzelerin üretimine başladık. 2010 yılı başlarında AR-GE çalışmalarına başladığımız mikro filizler 2012 yılında müşterilerimizle buluşmaya hazır hale geldi. 2014 yılında yolumuz Koppert Cress firması ile kesişti. Bu işbirliği sayesinde ürettiğimiz mikro filiz çeşitlerinin sayısını her zevke hitap edecek şekilde arttırmış olduk.

Erüst için Türkiye’yi mikro filizlerle buluşturan marka diyebiliriz. Bu anlamda pek çok ilke de imza attınız. Biraz bunlardan bahseder misiniz?

Firmamızın yenilikçi kimliği tüm sektörde rakipsiz oluşumuzun yegâne örneklerinden biridir. Türkiye’nin gastronomi için üretim yapan tek üretici firması olduğumuzu da söyleyebiliriz. Mikro filizler profesyonel anlamda Türkiye’de ilk defa Erüst tarım tarafından üretilmeye başlanmıştır. Yenilikçi ruhumuzu besleyen çok ciddi bir AR-GE organizasyonumuz var. Yılda ortalama 200’den fazla farklı türde ve lezzette ürün denemesi yapılıyor. Bu konuda çok titiz çalışıyoruz.

Gastronomi trendleriyle birlikte doğal ve sağlıklı mutfaklar daha çok gündemimizde artık. Böyle bir dünya için mikro filizler ne ifade ediyor?

Mikro filizleri “Sihirli lezzet dokunuşları” sloganıyla tüm Türkiye’ye tanıttık. Türk mutfağının mükemmel zenginliğini daha da göz alıcı hale getirebilmek için bir şeyler yapılması gerekiyordu. İnanıyoruz ki mikro filizler bu görevi başarılı bir şekilde yerine getiriyor. En geleneksel yemekleri bile birkaç tutam mikro filiz ile farklılaştırabiliyorsak, mikro filizlerin şeflerin en önemli silahları olduğunu söyleyebiliriz. Mikro filizlerin en belirgin özelliği besin değerlerinin çok yüksek oluşudur. Yüksek ateşte pişen yemeklerde kaybolan besin değerini mikro filizler ile tamamlamak çok kolay ve sunumunuzu daha etkileyici kılıyor. Gastronomi dünyasında mikro filizler sadece tasarım amacının dışında lezzet katma konusunda da en özel araçtır diyebiliriz.

Peki, menülerinde fark yaratmak ve daha özgün reçeteler sunmak isteyen şefler için mikro filizler nasıl bir avantaj sağlıyor?

Aslında bu sorunun birden fazla cevabı olabilir ama biz üretici olarak gözlemimizi paylaşabiliriz. Tüm mikro filizlerin kendilerine has tatları var. Bu sayede tatların birleşimi ile inanılmaz kombinasyonlar ortaya çıkıyor. Farklı lezzetlerin birleşmesi ile görsellik de ön planda olmalı. Rengârenk mikro filizler bu noktada yardıma yetişiyor. Belirli dönemlerde mikro filizlerin kullanımları konusunda profesyonel şefler ile workshop’lar düzeliyoruz. Bu etkinliklere katılan değerli şeflerimizin mikro filizler ile reçetelerini zenginleştirdiklerini görebiliyoruz.
 

Erüst denince akla mutlaka yenilebilir çiçekler de geliyor. Türk mutfağında yenilebilir çiçeklerin yeri nedir?

Yenilebilir çiçekler bize göre sofrada zarafeti simgeliyor ve Türkiye’de ilk defa Erüst Tarım tarafından 1998 yılında üretilmeye başlandı. Özellikle geleneksel Türk mutfağını modernleştirmede tamamlayıcı olarak gördüğümüz yenilebilir çiçekler, yeni akımın öncüleri tarafından da tercih edilmekte. Sunumlardaki görsel şölen bir tarafa lezzetin de göz ardı edilmediği tabaklarda, farklı lezzetlere uyumlarıyla yenilebilir çiçekler en basit yemeği bile sanat eserine dönüştürebiliyor. Erüst Ailesi olarak biz doğada var olan saklı lezzetleri gözler önüne sermekten mutluluk duyuyoruz.

Şu an Erüst markasıyla ulaşabildiğimiz kaç çeşit mikro sebze- meyve ve yenilebilir çiçek var?

Son eklenen 2016 özel koleksiyonu ile birlikte 24 çeşit mikro filiz, 10 farklı renk ve lezzette yenilebilir çiçek üretimini yapıyoruz.

Metro’yla nasıl bir işbirliği içindesiniz?

Metro ile uzun yıllara dayanan bir iş birliğimiz var. Bilinçli tüketicisi ve küçümsenmeyecek bir pazar payı olması bizim için Metro’yu önemli kılmaktadır. Meyve sebze bölümüyle proje odaklı çalışıyoruz. Hayata geçirilen projelerin Türk Mutfağı’nı gastronomi alanında bir adım daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Son yıllarda gastronomi alanında yaptığı yatırımlarla da dikkat çeken Metro, Gastronometro Mutfak akademisinin kurulması ile bu konuya ne kadar önem verdiğini herkese gösterdi.

Yurt dışında mikro filiz ve yenilebilir çiçeklere gösterilen ilgiyle yurt içinde gösterilen ilgi arasında nasıl bir fark var, bir kıyaslama yapmamız mümkün mü?

Mikro filizlerin esas çıkış noktası Asya Mutfağı diyebiliriz. Dünya geneline baktığımızda ise kullanıldıkları ülkenin kültürüne göre çeşitlendiğini görebiliyoruz. Bu noktada ulusların damak tadı ve yemek kültürü de ön planı çıkıyor ve esas ayırt edici husus da budur bizce. Ülkemizde bizim öncülüğümüz ile tanınmaya başlanan mikro filizler, sağlıklı beslenmeye önem verenler tarafından oldukça fazla kullanılıyor. Biz tüm etkinliklerimizde sağlıklı ve doğal beslenme teması üzerinde durup, tüketiciyi bilinçlendirerek diğer ülkelerle aradaki farkın kapanacağına inanıyoruz. Metro ile bu konuda çok ciddi bir çalışmamız söz konusu.

Son olarak Türk Mutfağı'nın gastronomi dünyasındaki yerine dair yorumlarınızı istesek?

Dünya mutfakları arasında önemli bir yere sahip olan Türk Mutfağı, son yıllarda modernleşme konusunda da ciddi bir atılım içerisinde. Yurdumuzun dört bir yanına baktığımızda sektör çalışanlarının bu konudaki yenilik arayışını gözlemleyebiliyoruz. Bu noktada bizce önemli olan üretimdeki dünya standartlarını yerli üretim ile yakalayabilmek. Günümüzün modern restoranlarına baktığımızda servis edilen yemeklerin annelerimizin mutfağı ile benzer olması Türk Mutfağı’nın ne denli zengin olduğunun en basit örneklerinden biri sayılabilir ve biz inanıyoruz ki yenilikçi ürünlerle harmanlanan geleneksel Türk Mutfağı çok kısa sürede dünya mutfakları arasında üst sıralarda yer alacaktır.